ala kurdistan
Ey Reqîb

Milli Ordu Denilen Çapulcular Kim ?-Yavuz Özcan

Milli Ordu iki yıldır aslında yoktur.Hepsi dağılarak diğer gruplar içine eridiler. Efrin Seferi için sahaya ÖSO diye piyasaya sürülen Cihatçı gruplardan derlenen ve bu isimle piyasaya sürülen çapulcuların Lideri artık MİT. Pratik olarak sahada MİT 2.Daire Başkanı Okan Tosun. Ama şeklende olsa bir başkan Türkmenlerden Mustafa Mahir isminde tetikçi biri olarak görülüyor.İkiside Efrin sınırında saldırıları koordine ediyorlar.
 
MIT 2. Daire Baskanı Okan Tosun ve ÖSO’nun Efrin saldırısındak komutanı Mustafa Mahir
Doksan bin camiide dualarla yapılarak,yüzlerce koyunu, koçu kurban ederek baslatılan Efrin Seferinde Yerli ordu yanında kol kola,saf safa, saf tuttukları Milli ordu‘Özgür Suriye Ordusu’ (ÖSO) denilen bu silahlı kühlahlı ve sakallı militanlar sahi kimdirlerdir?
 
Türkiye’nin Milli ordumuz diyerek yan yana Suriyedeki savaşta pravan olarak kullandığı ve en son olarakta Efrin seferine dualar okutularak,kurbanlar kesilerek Efrin’e karşı başlatılan işgal hareketinde omuz omuza savaşan, kendilerini mücahit olarak değerlendiren bu cihatçıların hedefi ne?  
    Türk devleti veTürk medyası tarafından 2011'den bu yana Özgür Suriye Ordusu, özgürlük savaçısı, Esed’ın zalim rejimini yıkmak için direnen gruplar olarak lanse etti ve etmeye devam ediyor..
 
Ancak ÖSO'nun geçmişi Turklerin dediği gibi ne mahsum nede temizdir. Ve nede o söyledikleri gibi ''özgürlük savaşçılarından'' oluşmadığını, Suriyede yapılan katliamlar, adam kaçırmalar, kadınları arap şeyhlerine satma,kafa kesme,talancı ve çapulcu bir guruhtan olustuğunu yaptıkları bize fazlasıyla kanıtlar nitelikte. 
   ÖSO’yu araştırdığımızda ve ona bağlı irili ufaklı cihatçı grupların 2011'den beri işlediği savaş suçları, katliamlar IŞİD'den hiç de farklı olmadıklarını fazlasıyla gösteriyor bize.
 
2012 ve 2013 yıllarında batı ve Türkiye destekli ÖSO'nun IŞİD'le yan yana Suriye hükümeti ve Kürdlere karşı savaştığı, şu an hala El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi'yle (ya da yeni ismiyle Şam'ın Fethi Cephesi) beraber Suriye'de rejim güçlerine karşı Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye'nin de desteğiyle operasyonlar düzenlediği bilinen bir gerçek. 
 
Özgür Suriye Ordusu, 29 Temmuz 2011'de Suriye ordusundan ayrılan Albay Riyad Esad tarafından ''Suriye hükümetini devirmek'' amacıyla kuruldu. 
Temmuz 2012 ve Temmuz 2013 tarihleri arasında yaşanan kötü disiplin ve sürtüşmelerin ardından ÖSO zayıfladı ve diğer El Kaide bağlantılı cihatçı gruplar sahada daha etkin hale gelmeye başladı. Buna bağlı olarak Türk İstihbarat Teşkilatı’nın, ÖSO’nun önemli 11 adamını Suriye istihbaratı Muhabarata binlerce dolar karşğlığında satmasıda etkili olduğunu belirtmek gerekiyor. Bir müddet sonra ÖSO'ya bağlı gruplar birer birer IŞİD, Nusra Cephesi, Ahrar uş-Şam, İslam Ordusu gibi örgütlenmelere katılmaya ya ada onların liderliğindeki çatı örgütlerinde yer almaya başladılar. 
    Nitekim eskiden El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi'nin (yeni adıyla Şam'ın Fethi Cephesi) ve yine El Kaide bağlantılı olduğu bilenen Ahrar uş-Şam örgütlerinin başını çektiği ''Fetih Ordusu'' adlı çatı örgütünde irili ufaklı bir çok ÖSO grubu da yer alıyor.
Türkiye'den giren ÖSO militanları 2013 yılı ortalarında Halep'i,
Ürdün üzerinden giren militanlar ise Şam'ı kuşatmıştı.
Vekalet savaşının başlangıcı itibariyle Suriye'nin güneyinden kuzeyine doğusundan batısına faaliyet gösteren tüm ÖSO gruplarının ABD, Avrupa ülkeleri, Türkiye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri tarafından finanse edildiği ve eğitildiği biliniyor. 
Nitekim 2013 yılının ortalarında Türkiye'den giren ÖSO militanları 2013 yılı ortalarında Halep'i, Ürdün üzerinden giren militanlar ise başkent Şam'ı kuşatmıştı. 
 
18 Şubat 2012'de Suriyeli Türkmen olan Humus'un Bab Amr bölgesindeki Suriye Hava Kuvvetleri Generali Fayiz Amro, kaçarak Türkiye'ye sığınmıştı. Mart 2012'deyse Humus'un kuzeyindeki Rastan'lı General Adnan Farzat ve diğer iki generalin de Suriye ordusundan ayrılarak Türkiye'ye sığındığına taniklik etmistik. Bunun yanı sıra Suriye'nin değişik kentlerinde ve bölgelerinde çok sayıda general ve istihbarat görevlisinin de Suriye ordusundan ayrılarak ÖSO saflarına katıldığı biliniyor. Bazi kendi  kaynaklara göre Suriye ordusundan kaçarak ÖSO'da yer alanların sayısı 40 bin civarında olduğu belirtiliyordu o günlerde. 
 
2013 yılında Halep'teki Ming Üssü'ne yapılan saldırıda, ÖSO, IŞİD ve Nusra beraber savaşmıştı. Yine 2014 yılında Lazkiye'deki katliamda da IŞİD ile ÖSO yan yanaydı.
 
Günümüzdeyse ÖSO gruplarının sınır hatlarına uzak olan bölgelerde Türkiye ve Ürdün gibi ülkelerden silah, militan ve lojistik destek sağlayamaması sebebiyle zayıf olduğu hatta Suriye'nin iç kısımlarındaki kentlerde birkaç istisna haricinde ÖSO gruplarının varlık göstermediği rahatlıkla söyleyebiliriz.
Süryani Askeri Konseyi'nin Eylül 2014'teki açıklamasına göre Ağustos 2014'te bir ÖSO komutanı emri altındaki militanlarla beraber IŞİD'e katıldı. Benzeri bir iddia Kasım 2014'te de Ürdün'den gelmişti.
 
Rusya Hava Kuvvetleri'nin Suriye'de etkin olmaya başladığı 2015 yılı Eylül ayı sonrasında Suriye sahasında bazı küçük birimler hesaba katılmaksızın 27 etkin ÖSO grubunun ve 35 bin militanın kaldığı belirtildi. Pentagon'dan yetkililer 2013 yılında yaptıkları açıklamada ÖSO içerisindeki aşırı İslamcı grupların her geçen gün büyüdüğünü ve bunların yüzde 50'yi teşkil ettiği açıklamasında bulundu.Şimdi bu kronolojiyi bir ara vererek Türk İstibahrat Teşkilatı MİT’in,ÖSO’yu nasıl baskı altında tutarak köklu bir değisime uğrattığının bazı örneklerini verelim…
 
 MİT,ÖSO liderlerini bir bir Esede para ile sattıyor
 
 Muhaliflerin Komutanı ve Özgür Suriye Ordusu Kurucusu Albay Hüseyin Mustafa Harmuş, Suriye’de emrindeki 120 askerin öldürülmesinin ardından Türkiye’ye sığındı. Albay Harmuş, Hatay Altınözü’ndeki mülteci kampına yerleştirildikten sonra, birçok televizyon kanalına ülkesinde yaşananları ilk kez aktarmıştı. 
 
Esed Başına ödül koydu. Beşar Esad’a yönelik ağır suçlamalarda bulunan Harmuş’un yakalanması için başına 100 bin dolar ödül konulmuştu. MİT,ÖSO’yu kolunu kanadını kırıp tümden kendi kontrölüne almak için kendi görevlisi olan Ömer S.komutasında 4 MİT elemanı ile birlikte Harmuş ve aynı kampta bulunan Binbaşı Mustafa Kassum’uyu ailelerine, kendileriyle biraz konusacağız diyerek 29 Ağustos 2011’de Harmuş ve Kassum’layı kampta bir otomobille alarak ayrıldılar. Ömer.S yönetimdeki 4 kişilik tim Harmuş ve Kassum’u Samandağ Çevlik Sahili’ne götürerek, Suriye istihbaratı El Muhabarata 300 bin dolar karşılığında teslim etti. İbrahim Harmuş, ağabeyi Hüseyin Mustafa Harmuş’un MİT görevlisi Ömer.S. tarafından konusacağız diyerek götürüldükten sonra bir daha kendisinden haber almamaları ve kampa geri gelmemesi üzerine Altınözü Kaymakamlığına başvurdu. Kaymakamlık da  polisle irtibata geçerek , bulunmasını istedi. Ancak polis hiçbir bulguya rastlamadığını belirtti, taki Suriye televizyonlarında Harmuş ve  Kassum’un  pişman olduğunu ve hata ettiklerini söylediklerine dair röportajlar yayınlana kadar... 
 
Alman gazeteci Jürgen Todenhöfer'in 2014 yılının sonlarına doğru IŞİD kontrolündeki topraklarda yaptığı gezi sırasında bir IŞİD'li komutanla yaptığı görüşmede ''ÖSO'nun içerisinde iyi silah tüccarlarının olduğu'' ifadeleri yer almıştı. Bunun sonrasında ÖSO'nun Turkiye’nin Egit –Donat kapsaminda ve Esedi devirin ‘gardaşlar’ diye kendilerine verdikleri silahların IŞİD ve diğer Selefi İslamcı gruplara sattığınıda böyle öğrenmiş olduk...
Ekim 2015'te Guardian'da köşe yazarı Dan Glazebrook, batının ÖSO gruplarını ılımlı olarak nitelemesinin bir fanteziden ibaret olduğunu, ÖSO militanlarının sivil, polis ve askerleri keyfi bir şekilde öldürdüğünü, evleri ve okulları yağmaladığını belirtmişti.
17 Nisan 2011'de ''muhalifler'' emekli general Ebu Hıdır el-Tallavi'yi, oğlunu ve yeğeniyle beraber boğazlarını keserek öldürmüştü.
Yine El Cezire'den canlı yayında, ÖSO ve IŞİD militanlarının yan yana savaştığı militanların kendi ağzından teyit ediliyordu...
 
ÖSO lideri Ukadi'nin hafızalara kazınan sözü, Halep'in kuzeyindeki Minğ Askeri Hava Üssü'nü IŞİD ve diğer cihatçı gruplarla kol kola ele geçirdikten sonra Ukadi, ''IŞİD'li kardeşlerimizle ilişkilerimiz çok iyi'' şeklinde bir açıklama yapıyordu bu Erdoğan’ın Milli ordusunun yetkilisi.
ÖSO'nun Genelkurmay Başkanı İdris, El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesiyle ilişki içerisinde olduklarını ve Nusra'nın en ön saflarda savaştığını söylüyordu ve ayniyiz biriz diyordu...
Muhaliflerin müftüsü Adnan Arur, IŞİD'lilerin tamamının Suriye'yi savunmak üzere geldiğini söylüyor,Vahhabi vaiz El Arifi, meleklerin de muhaliflerin yanında Suriye ordusuna karşı savaştıklarını iddia ediyordu.
 
ÖSO grupları 4-5-6 Haziran 2011 tarihlerinde Türkiye sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki İdlib'e bağlı Cisr eş-Şuğur kentinde Alevi polis memurlarının boğazlarını keserek cansız bedenlerini Asi nehrine atmıştı. Bu ''ılımlıların'' Suriye'deki onlarca katliamlarından biri olarak kayıtlara geçmişti. 
Muhaliflerin, El Kaide bağlantılı gruplarla birlikte İdlib'i ele geçirdikten sonra yaptıkları ilk iş, İdlib ve Halep'in Fransız manda yönetiminin işgalinden kurtulması için halk direnişini örgütleyen İbrahim Hanano'nun kent merkezindeki heykelini tekbirler eşliğinde yıkmak olmuştu...
   
ÖSO'nun İdlib ve Cisr eş-Şuğur'u ele geçirirken Çeçen uyruklu cihatçıların ciddi yardımını aldığı biliniyor.Suriyeli muhaliflerin Libyalı komutanı Ebu Hafsa el-Libi, Muhalifler Nisan 2015'te Türkiye sınırı yakınında Cisr eş-Şuğur kentine bağlı İştabrak köyünde Aleviyim diyen Suriye ordusu askeri Hamza Mustafa Alyan'ı kurşuna dizerek katlediyordu...
 
Müslüman Kardeşler bağlantılı ÖSO'ya bağlı Faruk Tugayı'nın komutanı Ebu Sakkar, öldürdüğü Suriye askerinin kalbini çiğniyordu...
 Türkiye’nin Milli Ordusu ÖSO El Kaide bağlantılı olduğu bilinen Ahrar Şam'ın Libya uyruklu olduğu belirtilen militanları
 
Sahile geleceğiz, Alevileri keseceğiz diyende Milli ordunun bileşenleri idi... 
ÖSO 2011'de Şam'ın Yabrud bölgesinde Esad'ı desteklediği için bir sivile sokak ortasında işkence ediyor yine Milli Ordu bir camiyi tekbirler eşliğinde havaya uçuruyordu... Bu video daha sonra El Cezire kanalına "Suriye rejimi camilere saldırıyor" şeklinde verildiği ortaya çıkmıştı ve EL Cezire kanalı ‘hayli üzüldüğünü’duyurmuştu nedense..
TSK'nın Cerablus operasyonunda yer alan Nureddin Zengi grubu, Halep'in kuzeyindeki Handarat kampında 12 yaşında bir Filistinli mülteci çocuğun kafasını kesiyordu...
 
Bedelli cihat...  Türkiye medyasında muhalif grup olarak lanse edilen Fetih Ordusu'nun lideri ve Suriye Cihat Davet Merkezi başkanı Suudi uyruklu Şeyh Abdullah Muheysini, cihada destek için aylık 30 bin dolar talep ediyordu...
Milli Ordu iki yıldır aslında yoktur.Hepsi dağılarak diğer gruplar içine eridiler. Efrin Seferi için sahaya ÖSO diye piyasaya sürülen Cihatçı gruplardan derlenen ve bu isimle piyasaya sürülen çapulcuların Lideri artık MİT. Pratik olarak sahada MİT 2.Daire Başkanı Okan Tosun. Ama şeklende olsa bir başkan Türkmenlerden Mustafa Mahir isminde tetikçi biri olarak görülüyor.İkiside Efrin sınırında saldırıları koordine ediyorlar.
 
 
 
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News