ala kurdistan
Ey Reqîb

Jet Bir Yazı -Yavuz Özcan

Bu günlerde Kürdlere karşı başlatılan işgal hareketi ve akabinde başlatılan seferberlik her alanda devam ederken, Yerli vede Milli Sanatçılar, Milli Takım, Milli Hacı ve Hocalar, Milli ve Yerli Mankenler Efrin sınırına gidip,hem Milli hemde Yerli orduya moral veriyor. Cami cemaatleri devlet eliyle dualar ediyor, Mevlitler okutuyor…Tüm Ümmeti Muhamet vek vucüt olmuş ‘din’ kardeşlerimiz dedikleri Kürdleri katletmek için…Şimdi bu ruh nasıl oluştu diye merak ettiğinizi biliyorum…
   Bu nedenle size bir örnek üzerinden dönemin ruhunu aklımız aldıkça,dilimiz döndükçe, kalemimiz yazdıkça anlatmaya çalışacağım nacizhane…Bilirsiniz bir dönem JET FADIL diye biri vardı. Gerçi halada var…Ta İsviçre’de telefonla Siir’te höperlolar eşliğinde yaptığı o ateşli konuşmalarla kendisini Mebus seçtirmişti ve sonra bu Mebusluktan hülle yoluyla düşürülüp, Erdoğan yerine Siirt Mebusu yapılmıştı. 
    İşte o FADIL…Adam ta o dönemde dönemin ruhunu okumuş…Mizah yaptığımı sanmayın sadece olan biteni size düzgün cümlelerle anlatmaya çalışacağım. Hadi hayırlısı deyip başlayalım…Bir şahsiyet...
Eski dümenlerini ve fırıldaklarını bu kadar kolay bir şekilde unutturmayı başarıyorsa...
Manzarası Esenler Otogarı ile Toptancı Hali olan 7 yıldızlı bir oteli “eşi benzeri yok” diye pazarlayabiliyorsa...
Henüz ortada olmayan bir otelin sözde saray yavrusu odalarını devre mülk yöntemiyle satmayı başarabiliyorsa...
 Onca alavereden sonra dindarlar arasında hâlâ güven veren bir şahsiyet olmayı başarıyorsa...
Ekonomik açıdan kuşku uyandıran vaatlerini, bu kadar kolay bir şekilde hala tablet hap diye yutturuyorsa...
Uyanıktır tabi...Önünde şapka çıkarmak lazım…
Ama benim “Jet Fadıl”a “uyanık” dememin temel nedeni bunlar değil tabi ki...İnsan oğlunun akıl ile zekayı bu derece uyumlu kullandığı pek nadir görülmektedir…
 
“Jet Fadıl” çok uyanık, zeki ve akıllı bir şahsiyet...Aksini söylersek Ümmetin aptalığı söz konusu olur ki buda pek hayre alamet olmaz…
Ve lakin:
Hiç kimse yeni dönemin ruhunu “Jet Fadıl” kadar okuyamadı,tahlil edemedi..
“Jet Fadıl”ın “Caprice Gold Palace” adını verdiği yeni girişiminin reklam kampanyalarına şöyle bir baktığımızda gördüğümüz manzara şöyledir:
Bir tarafta Cüppeli Ahmet Hoca...Hani şu çapsız olanı canım…
 Bir tarafta Tanju Çolak...
 Bir tarafta Şehzade Harun Efendi...Diğer tarafta Adnan Okyar hoca efendi…
Bu dört ismin bir araya gelmesinden şöyle bir sentez çıkıyor:
“Mehter marşı eşliğinde ehlisünnet vurgulu bir lümpenliğin dışavurumu”.
İşin içinde...
“Altın tutkusu” var. “Saray özentisi” var. “Futbol sevgisi” var. “Ehlisünnet” var. “7 yıldız aşkı” var. “Fatih Sultan Mehmet” var. “AK Partili belediye” var. “Esenler Otogarı” var. “Üç kule üzerinden üç kıtaya hükmetmiş atalar vurgusu” var. “Zengin Müslüman havası” var. “İsraf” var. “Dua” var. “İslami şatafat” var. “Hapislere düşmüş âlim teması” var. ‘Ferdı Tayfur’un taş olurum toprak olurum, yoluna yoldaş olurum’ teması var. “Yeni bir para toplama stratejisi” var. Bir oda alana bir oda bedavacılığı var. Bir oda artı bir oda daha alana Hacca gönderme vaadi var. Oda yetmiyorsa Maldive adalarında Adnan hoca’nın kedicikleri eşliğinde 15 günlük cennet tatili var. Çocuğunuz olmuyorsa Telli babaya, çocugunuz is bulamıyorsa Eyüp belediyesine,evlenmek için kadın bulamıyorsanız Seda Saya’nın evlilk programına götürme bedavacılığı var. Hoca’ya, Hacı’ya bedavadan üfletme var, ha mağdur olduğunuzda da hizmet var. Müslüm Gürses şüziği eşliğinde kendini jiletleme var…Varda var. Saymakla bitmez sınırsız herkesin gönlüne göre,cebinde çıkacak paraya göre hizmet var bu işte...
Kısacası var oğlu var.
Ne çıkar bütün bunların toplamından peki?
Ne çıkacak?
“Yükselen değerler” çıkar. Ondan da önemlisi uç kağıtcılık, sövüşçülük,enayi avlama çıkar…En önemlisi de Erdoğan’nın yarattığı“Yeni dönemin ruhu” çıkar.
Çok kuvvetli bir şekilde iddia ediyorum ki: 
Binlerce Sosyolog, Psikolog, Tarihçi,Edebiyatçı vede Osmanlı Vezirleri ve Harem ağaları bir  araya gelse... 
“Jet Fadıl”ın yeni dönemin ruhuna dair yansıttığı şu sentezi mümkün değil yansıtamazlar. “Jet Fadıl”ın asıl kehaneti,uyanıklığı, atikliği,cesareti işte buradadır.
    Ben galiba tam olarak size durumu anlatamadım.O halde biraz daha somutlaştırayım. Bilirsiniz Jet Fadıl bir aralar bir araba fabrikası kuruyordu. TV kanallarında güzel mankenler eşliğinde şakır şakır reklamlar gözlerimizin önünde geçip gidiyordu...Ha işte o. Hani heves edip almayı düşündüğünüz o araba işte. İMZA. Arabanın ismi buydu. Onun hikayesini size anlatayım ki bir insan nasıl Zübükzade gibi bir şahsiyeti geride bırakır bilesiniz.
 'İmza'nın hikayesi...
Maldivler'deki otel projesinin de patlamasıyla yeniden gündeme gelen Fadıl Akgündüz (Jet Fadıl), 2000'li yılların başında yerli otomobil vaadiyle dikkatleri tümden üzerine çekmişti. Siirt'te temelini kurbanlar eşliğinde attığı fabrikanın akıbeti de Jet Fadıl'ın diğer projeleri gibi hüsranla sonuçlanmıştı. İşte Jet Motor'un hikayesi böyle başlıyor… 
 
Fadıl Akgündüz… Namı diğer JET FADIL…O tartışmasız Türkiye’nin en büyük hayal tüccarı. “Jet” hızıyla batırdığı işlerin sonuncusu “Müslümanların da bir adası var” diye pazarladığı Maldivler projesi oldu. Erdoğan’ın “Yerli otomobil üretecek babayiğit arıyorum” çıkışından 10 yıl kadar önce Jet Fadıl öyle bir “İmza” attı ki… Avrupalı Türklerin parasıyla otomobil fabrikası hayali, ahırlara kapı olmuştu. Bir Aziz Nesinlik olay İMZA otomobili ve JET MATOR…
 
Maldivler'de “İslami usullere uygun” tatil projesinin patlamasıyla yeniden gündeme gelen Jet Fadıl’ı memleket çok daha büyük bir iddiasıyla tanıdı: Yerli otomobil! Ülkede siyasi bir dönüşümün yaşandığı 2000’li yılların başında yaşanan bu hikâye son olacağa da benzemiyor galiba…Şimdi de Erdoğan pilotsuz uçak,şöforsüz tank diye bağırıyor ya…Yerli Tank,uçak ve gemiden bahsediyor tıpkı Jet Fadıl gibi…İsim değişikliği JET ERDOĞAN…
 
3 Kasım 2002... AKP’nin 12 yıllık iktidarını başlatan, Türk siyaset tarihinin en önemli tarihlerinden biri. Adeta “Sosyal patlama ”sandıkta olmuştu.
12 Eylül sonrası ülkenin ilk sivil iktidarını yıllarca yöneten ANAP da, yılların “umudu” Ecevit’in partisi DSP de, Demirel’in kurup Çiller’e emanet ettiği kıratı DYP de baraj suları altında kalı vermişti… Teker yerine sandık patlamıştı bir kere ...
 
Bu seçimlerde Meclis’in çok büyük çoğunluğu yeni isimlerden oluşmuştu. Kuşkusuz bunlardan en ilginci, Siirt Bağımsız Milletvekili JET Fadıl dı. Peş peşe patlayan girişimleri, Avrupalı Türklerden yatırım vaadiyle topladığı paralarla adından söz ettiren Jet Fadıl, kurduğu şirketin ön adını lakap edinmişti: Jet Fadıl.
 
Tutamadığı vaatleri, batırdığı projeleri, topladığı paraları iç etmesiyle ünlü Jet Fadıl; oyları alıp dokunulmazlık zırhına kavuşabilmek için ceylan derili koltuğa oturmayı kafasına koymuştu bir kere.
 
Denizi getirmek artık vaat olmaktan çıkmıştı siyaset tarihinde. Daha yaratıcı vaatler, daha iyi göz boyayacak sözlere ihtiyaç vardı. “Jet” hızıyla ortaya bir vaat attı Jet Fadıl : “Siirt’te otomobil fabrikası kuracağım…” 
Daha Erdoğan’ın “yerli otomobil üretecek bir babayiğit” arayışına girmesine 10 yıl vardı. Hatta Erdoğan, o sırada siyasi yasağından dolayı başbakan bile olamamıştı, bırak babayiğit aramasını… 
Ama yine de Akgündüz, Siirt'teki bir başka hayal kırıklığı olan havaalanının yakınında, şaşaalı bir törenle ‘Jet Motors' otomobil fabrikasının temelini attı.
 
Siirt’te otomobil fabrikası kurmak… Ülkenin büyük pazarlarına, ihracat limanlarına yüzlerce kilometre uzak bir kentte böyle bir yatırımdan söz etmek, hayalden öte bir şeydi tabı ki. Yıllarca siyasetin yerine getirmediği vaatlerle yaşayan kentin, yine tutulmayacak ama bu kez daha mega bir vaade ihtiyacı vardı.
 
Her büyük hayali inandırıcı kılmak için, önce zemini oluşturmak gerekiyordu. Onlarca televizyon kanalından canlı yayın saati satın alındı. Tanju Çolak’lı Sergen Yalçın’lı basın toplantılarında, İngiltere’de tasarlanan “İmza” adında konsept bir otomobil bile sergilendi. 3 Kasım yaklaşıyordu. Siirtlilerin hayallerini süsleyen şey o sıra Jet Motors’du. Şehir insanının iş sahibi olmasıydı. Bu fabrikayı kurmanın imkânsızlığını yazan, “Fabrika açılırsa anıracağım” diyen gazetecileri bile vardı… 
 
Ve sandık 3 Kasım’da Siirt’te başka türlü patladı: DEHAP 26 bin, AKP 14 bin, Fadıl Akgündüz 11 bin, ANAP 8 bin oy aldı. DEHAP ve ANAP baraja takılınca, AKP ve CHP birer milletvekili çıkarmış, Jet Fadıl da bağımsız milletvekili seçilmişti. Siirt’i bir sevinç dalgası kapladı ki sorşayın. Sanki kent bir Detroit olacaktı. Seçimden birkaç ay önce kentin 10 kilometre dışında bir tabela ve bir kulübeden oluşan “fabrika” alanında zafer turları atılıyordu.
 
“Sonra birden, aniden…” Siirt’teki seçimlerin iptal edilmesi gerekti. Dönemin Başbakanı Abdullah Gül ile dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tayyip Erdoğan’ın seçilme engelini kaldırma konusunda anlaşmışlardı. Sıra, Erdoğan’ı “şiirden dolayı mahkum edildiği” kentten vekil seçtirmeye gelmişti. 
 
Akgündüz lacilerini çekip Meclis’e daha yeni gitmiş, kaydını tamamlayıp rozetini takmışken, Sadece yemin töreninde de olsa Genel Kurul salonunda ceylan derisiyle tanışmış, mebus havasına girmişti bile.
 
Ve 2 Aralık... Seçimin üzerinden tam bir ay bile geçmeden… YSK, Siirt’in ücra bir köyünde seçim boykotu yapıldığı gerekçesiyle kentteki seçimleri iptal etti. Türkiye’de ve Avrupa’da binlerce mağdur yaratan Jet Fadıl, bu kez kendi “mağdur” olmuştu. Vekillik de dokunulmaz olma hayali de suya düşmüştü.  Jet Fadıl’ın diğer sattığı hayaller gibi, artık bu hayali satmanın âlemi kalmamıştı.
 
“Jet Fadıl”, Formula 1 tabiriyle, duble yapmıştı bu kez. Avrupalı Türklerin paralarını, Siirtli seçmenin hayallerini çalmıştı. Önce havaalanı, ardından otomobil fabrikası şoku. “JM (Jet Motors) Otomobil fabrıkası inşaat alanı…” Siirtlilerin seçim umudu ahıra kapı olmuştu bir süre sonra…Yanı araba ne başka bir proje hep hayal sattı Jet Fadıl…Şimdilerde de saklları uzatmış camilerde çıkmasada Erdoğan sistemin,n ruhunu en iyi okuyan kişi olarak önünde şapka 9ıkarılması gereken biri olduğunuda belirtmem gerekir…Yiğidi öldür ama hakkınıda teslim et derler ya…İMZA…
Yazıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.Bu nedenle Jet faaliyetlere galyana gelip yatırım yapmaya kakmanızdan ve yaptığınız yatırımdan dolayı, batmanızdan ben sorumlu değilimdir. İtina ile duyrulur….Demedi demeyin….
 
 

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News