ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürtler Dışarı-Nesrin Nas

12 Eylül asker darbesinin üzerinden 28 yıl geçti ama sivil siyasetin dizaynı aynı kaldı.

Siyaset, hala darbecilerin çizdiği kalın kırmızı çizgileri aşamadı.

Kürtler, hiçbir zaman eşit vatandaşlar olarak kabul görmedi. Hep bir güvenlik sorunu olarak görüldü ve  güvenlikçi politikaların vazgeçilmezliğinin bahanesi yapıldı.

Darbeciler, Kürtleri siyaset sahnesinin dışında tutmak amacıyla, o gün için aşılamaz görünen yüzde 10 seçim barajını getirmişlerdi.

Ne yazık ki sivil siyaset 28 yıldır bunu sahiplendi. Ne barajı kaldırdı ne de Kürtleri güvenlik sorunu olarak görmekten vazgeçti.

Bu baraj bugün konsaydı, 7 Haziran 2015 seçimleri kerteriz alınır ve baraj emin olun yüzde 15 olurdu.

Buna da şükür demek lazım galiba...

12 Eylül darbesinden sonra yapılan ilk genel seçimlerde Kenan Evren kimlerin seçilmesini istediğini televizyon ekranlarından söylüyordu, bugün de Genel Kurmay Başkan’ı sivil iktidarın aday olmasını istemediği kişiyi “ziyaret” ediyor. Zihniyet aynı. Sadece kahramanlar, roller ve araçlar değişik.

Maalesef siyaset, ülkemizde sadece Sünni Türk’lerin yapabileceği bir ayrıcalık olarak görülüyor. Yıpranmış islamcı milliyetçilik  “millet ittifakı” adıyla yıpranmamışıyla ikame ediliyor. Böylece iktidar ve muhalefetin ortaklaştığı “Kürtler dışarı” politikasıyla, bu topraklarda yaşayanların yüzde 15’inin eşit Türkiye yurttaşı kabul edilmediği tescil ediliyor.

Üstelik bu ittifakların ikisi de “demokrasi, adalet, özgürlük, hukuk” vadediyor.

İktidar cephesini oluşturanların demokrasi ve adalet anlayışlarını biliyoruz.

Türkiye, demokrasi, hukuk ve özgürlük endekslerinde son sıralara yerleşti.

Muhalefetin dört partili ittifakına gelince; Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm çabalarına rağmen demokrasi, adalet ve özgürlük iddiası baştan yara aldı.

Dört partili muhalefet ittifakının mimarı Kılıçdaroğlu, kendisine karşı iki kez genel başkan adayı olmuş ve en sert muhalefeti yapan rakibi Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adayı ilan ederek, baskın seçim tarihi açıklanır açıklanmaz attığı ezber bozan ve hepimizi demokrasi adına umutlandıran adımlarını ne yazık ki tüm partilerin katılacağı “sıfır baraj ittifakı” ile taçlandıramadı.

Oysa Kılıçdaroğlu şöyle söylüyordu:

“Bize soruyorlar, neden ittifak istiyorsunuz, diye. Bir, 12 Eylül darbesinin getirdiği yüzde 10 barajını sıfırlamak için sıfır baraj ittifakı istiyoruz. İki, seçme hakkının önündeki bütün engelleri kaldırmak istiyoruz. İnsanlar istediği partiye oy veremiyorlar. Sıfır baraj ittifakını oluşturursak her vatandaş gönlündeki partiye oy verebilecek. Üç, demokrasi kültürünü geliştirmek için ittifak istiyoruz. Siyasi partiler kavga için değil, ülkenin çıkarları için bir araya gelmeli. Dört, bu ülkede kutuplaşmaya son vermek için bir araya gelmek istiyoruz...”

Kılıçdaroğlu bu sözlerine rağmen, siyasetin, eski ama yenilenmiş çevresiyle “yeni” yüzü olarak sunulan, iddialı ismi Akşener’in erken ilan edilen Cumhurbaşkanı adaylığının yol açtığı direnci kıramadı. Bunda bir kısım CHP oylarının Akşener’e kayma ihtimali etkili olmuş görünüyor.

Bazı kamuoyu araştırma şirketlerinin “snap” araştırmalarına dayanarak CHP’yi bu şekilde köşeye sıkıştıran Akşener ise, bu uzlaşmaz tutumuyla MHP’den ayrılmasının hiç de yeni bir siyaset anlayışı inşa etmek iddiasıyla olmadığını, milliyetçilik anlayışının MHP’den pek de farklı olmadığını ve dolayısıyla merkez partisi olamayacağını ortaya koymuş bulunuyor.

Üstüne üstlük seçmene demokrasi, adalet, özgürlük ve eşitlik için yeni bir şey söylemek yerine, iddiasını sadece Erdoğan ve iktidarını değiştirmekle sınırlandırıyor. Bununla da kalmıyor, Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura taşınsa dahi, Cumhurbaşkanlığını Erdoğan’a hediye ediyor.

Şimdi gelelim HDP’nin ittifak dışında bırakılmasının sonuçlarına:

Seçimlerin OHAL koşullarında yapıldığı gerçeği göz ardı edilerek, seçim ve sandık güvenliği için en etkili yol göz ardı edildi.

Hala Güneydoğu’da bazı kırsal bölgelerde keyfi sokağa çıkma yasakları uygulandığı ve bazı illerde, 30 gün boyunca, kamu açılışları ve devlet törenleri hariç, tüm etkinliklerin yasaklandığı ve yine bazı valilerin seçmenlerin tercihini etkileyecek tehditkar sözleri görmezden gelindi.

Dolayısıyla Kürtlerin yoğun olduğu iller ve bölgelerde Kürt seçmenlerin oy kullanmaları ve HDP’nin barajı aşması AKP-MHP iktidarına ve iktidarın uzantısı kamu görevlilerinin inisiyatifine bırakıldı.

Yüzde 10 barajı sadece HDP için var olacağından temsilde adalet ve eşitlik ilkesi yara aldı. Bu, seçimlerin kim kazanırsa kazansın meşruiyetine gölge düşüreceği ihmal edildi.

Daha önemlisi Kürtlerin bir bütün olarak eşit yurttaşlıktan dışlandığı algısının, ülkenin dirliği ve birliğini zedeliyeceği hiç düşünülmedi.

Çoğulcu, demokratik bir parlamento çoğunluğunu sağlayarak toplumun arzuladığı barış, huzur ve adaletin tesis edilmesi umudu büyük ölçüde yok edildi.

Özellikle aşırı güvenlik politikasına yaslanarak son yıllarda başta Kürtler olmak üzere yüzbinlerce insanın yaşadığı hak ihlalleri yaralarının sarılması beklentisi boşa çıkarıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedilse dahi, TBMM çoğunluğunun elde edilmesiyle başta HSK’nın ve RTÜK’ün üye yapısını değiştirerek daha bağımsız ve tarafsız yargı ve daha özgür bir yayıncılık imkanları berhava edildi.

Daha demokratik bir hukuk devletine ve barışa ulaşabilmek için HDP’nin mutlaka ve mutlaka barajı aşması gerekiyor. İktidar da muhalefet de biliyor ki, HDP barajı geçemezse, alması gereken 60-80 milletvekilinin neredeyse tamamı AKP’ye geçecek. Ve Türkiye’de tek adam yönetiminin keyfiliğini önleyecek hiçbir imkan kalmayacak.

Bu toplumun içe doğru patlaması demektir. Dış politikada maceradan maceraya sürüklenmek demektir. Ekonominin çöküşüyle topyekün aşırı fakirleşmek demektir.

Muhalefetin bu gerçeği görmediği yerde, HDP’nin önüne iktidarın ve muhalefetin koyduğu engellerin aşılmasını sağlama sorumluluğu artık toplumun omuzlarındadır.

Demokrasiye, adalete ve eşitliğe inanan herkes yan yana durursa, özlediğimiz Türkiye’yi yeniden inşa edebilir; çocuklarımıza kan ve gözyaşı değil, mutlu, huzurlu ve barış içinde demokratik bir ülke bırakabiliriz.

 

ahval

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News