ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürd Basını- Hüseyin Turhallı

"Kürd basını" diye bir kavram maddi gerçekliği ne kadar ifade ediyor?

İnternet haberciliği tek taraflı, propagandaya dayılı yalan habercilik ve maddi gerçekliği örtbas eden tarafgir basının başına bir darbe gibi indi. Sayısız web sitesi açıldı. Bunu sevinerek karşıladık.

Habercilikte ve muhalif basın anlamında Nasname en popüler olanıydı. Lakin Nasname'yi elinde bulunduranların siyasi bir kulvarı yoktu. Bildikleri tek şey PKK'ye düşmanlık esası üzerinde politika yürütmekti.

Nasname, Kürdler arası rekabeti değil,düşmanlığı esas alan bir politika izledi.

Sömürge ülke insanının sömürgeci güçlere değil de yanlış ve doğrularıyla sömürgeciliğe karşı savaşan bir yapıya karşı savaş ilan etmesi bir ahlâksızlıktır. Nasname tam da bu ahlâksızlığa düştü. Silindi gitti.

Siyasetin ahlâkla ilişkisi anlamında Nasname örneği umarım bütün siyasetçilere bir yol gösterir. Siyasette ahlâk yoksa o siyaset ya ölüdür, ya da ölür.

Hasan Bildirici'nin editörlüğünü, Yaşar Kaya'nın sahipliğini yaptığı kurdistan-post bu anlamda ilkeli bir politika yürütüyordu. Hem kuzey Kürdistan egemen siyasetinin haber ve düşüncelerine yer veriyor hem de buna karşıt olanların sesine.

Kitleler ve okur bu yayın politikasını beğendi ve öyle ki kurdistan-post.comm  ANF ve Özgür Politika Gazetesi'nden on kat daha fazla okuyucu kitlesine ulaştı.

O süreçlerde kurdistan post'un sadece bir yazarıydım. Her bir yazımız yaklaşık 4-5  bin kişi tarafından okunuyordu. Ancak her ne olduysa oldu Hasan Bildirici kurdistan-post'u aniden kapattı. Net bir bilgi sahibi değilim. Ancak öyle tahmin ediyorum ki Hasan Bildirici PKK'den aldığı tehditlere dayanamayarak kapattı. Hatırlanacağı üzere aynı dönemde Duran Kalkan'ın (Abbas) kurdistan-post'a yönelik çok ağır eleştiri ve hatta tehditlerini içeren bir yazısı yayınlanmıştı.

Hiçbir yazar ve emekçisine danışılmadan kurdistan-post'un kapatılması bizi üzdü. Yeniden inşa çalışmalarına başlattık.

Ekonomik sorunlar, eleman ve zaman olanaksızlığına rağmen, 2010 yılında bir düşünce platformu olarak  Kurdistan-post.ru olarak yeniden yayın hayatına başladık.

Temel ilkemiz şuydu.

-Kurdistan post bağımsız ve bağımsızlıkçıdır.

Teknik eleman ve server giderleri bakımından bir siteyi ayakta tutmak göründüğü kadar  kolay değildi.Ama daha zor olanı bir siteyi haber, yorum, yazı ve yazarlarıyla ayakta tutabilmekti. Olağanüstü bir fedakârlık ve çabayla bunu başardığımızı gördük. Yazarlarımızın okuyucu sayısı ve bizlere gelen mesajlar bu başarıyı doğrular nitelikteydi. 

Kürd basını açısından da bu durum sevindirici olmalıdır.

Sonra  Nerinaazad basın/yayın hayatına başladı. Nerinaazad bir anlamda kurdistan-post'un izlediği politikayı izledi. Biz buna çok sevindik. Zira yükümüz hafifleyecek biz de rahat bir nefes alacaktık.

Ancak daha sonra Nerinaazad'ın yayın politikasının tam da KDP'nin yayın politikasına denk düştüğünü gördük. Üzüldük.Yani sil baştan.

Kürd basını adına yola çıkanların zorlandıklarında/ya da baştan itibaren bir güce-özellikle ekonomik- dayanmak zorunda kaldıklarını gördük. 

Kerkük'ün işgal edilmesinin, Güney Kürdistan Hükümeti'nin kayıtsız şartsız Heşdi Şebi/Irak ordusuna teslim olmasının asıl nedeninin, Türkiye'nin işgal/imha ve tehditlerinin AKP ve Türk hükümeti olduğu kanaatindeyim.

Güney Kürdistan'daki mevcut kaosun da, KDP'nin Türkiye ile geliştirdiği stratejik ilişkiler olduğunu düşünüyorum.

Bunu yazılarımda defalarca belirttim.

Güney Kürdistan partileri ve Hükümeti Türkiye'yi, Kürdistan'ı sömürgeleştiren ve bunu elde tutmaya çalışan bir ülke olarak görmedikçe bu handikaptan çıkamaz.

Güney'in temel çıkmazı budur.

Ekonomik sorunlar, tek kapı söylemi sadece ama sadece bir acizliği ifade eder. İşte Rojava işte Afrin, işte Şexmaqsud. Yeryüzünde bundan daha iyi örnek mi var?

Kürd basınına dönelim.

Daha önceki bir yazımızda "işbirlikçi basın" diye bir tanımlama yapmıştık.

"Efrin'e Oparasyon" söylemi işbirlikçi bir söylemdir. Afrin'e bir saldırı var ve bu bir işgal hareketidir, demiştik.

Ancak görüyoruz ki nerinaazad hâlâ "Afrin'e operasyon" biçiminde cümlelere kuruyor.

Bundan anlamamız gereken şey KDP'ye bağlı ve bağımlı olan yapıların hâlâ Türk devleti'nin Kürd ve Kürdistan'a düşmanlığının kavranmamış olmasıdır. Belki de kavramıştır ama KDP'nin Türkiye'ye yaklaşım konusunda izlediği siyasetinin çaresizce devamı arzusudur.

Ben bunu tıpkı Nasname'nin "Kürdler arası düşmanlığı körükleme" siyaseti gibi gayri ahlâki olarak değerlendiriyorum.

Ne demiştik?

"Ezilenlerin ezen düşman yerine birbirini ezme siyaseti ahlâksızlıktır"

Partilerin bir basını olmalı. Bunu sınırsız destekliyorum. Ancak partiler adına yayın politikası gütmediğini söyleyen yapıların da dürüst ve ahlâki bir duruşa sahip olmasını istemenin de hakkımız olduğunu düşünüyorum.

Bu yazıyı yazmama neden olan Nerinazad'ın Efrin işgalini hâlâ "operasyon" olarak tanımlamasıdir.

Operasyon nedir?

"Terörist veya saldırgan yapıya yönelik müdahaledir"

Peki Efrin'de gerçekleşen bu mu?

Efrin, vahşi bir devletin ve ona bağlı olan paramiliter yapıların imha ve işgal saldırısı altındadır.

Durum böyle olunca Efrin'i işgal ve saldırısını "operasyon" olarak tanımlayan Nerinaazad'ın dürüst ve Kürdistan'i bir duruşa sahip olduğunu söylemek en basit anlamıyla saflıktır.

Safların netleştiği/netleştirildiği böylesi bir süreçte umarım Kürd basını tutumunu yeniden gözden geçirir.

Üslubunu ve safını buna göre belirler.

Biz yolumuzdan dönmeyiz.

Bağımsız ve bağımsızlıkçıyız.

Yorumlar

Aynı dili RUDAW da kullanıyor. Hüsén bey RUDAW için de kısa bir analiz yapsa. Nedir, kimdir ? Gerçekten bilmiyoruz. Kendilerinin  TRT ŞEŞ-6 in sitesi olduğundan şüpheleniyorum. Onlar da hala " AFRİN'e OPERASYON" diye geçiyor. Bir diğer nokta Nerinaazad olsun Rudaw olsun ya da başnews, zernews... hepsi ASİMİLASYONCU dil kullanıyorlar,  Güzelim we şu anda  KÜRDİSTAN şehri YARALI  EFRİN'e,  sürekli her gece türk telewizyonlarında abuk-subuk sözde analist- uzman sawaş tamtamcıların kullandığı  " AFRİN" olarak yazarak Türk dewletine hizmet ediyorlar

 

 

Sayin Turhalli, hakli olarak elestirdiginiz üslubu Kurdistan-post sitesinde de kullanan arkadaslar maalesef mevcut, örnegin bir H. Samil veya D. A. Kücük yazilarinda -alakali alakasiz- PKK'ye dokunmadan yazi yazmazlar. Elebette PKK'de elestirilmeli, ama is olsun diye elestirmekte hicbir sorunu cözmez, ayrica toplumsal muhalefetimizi örgütleyen PKK'ye karsi da görünmüs olsa sonunda Kürt halkinin mücadelesini yaralamaktan baska bir rollü de yok. Ne demisler: Cehneme giden yollar iyi niyet taslariyla döseliymis....

“Operasyon” söylemi eleştirisinden tamamıyla haklısın ve bu konuda size katılıyorum ama, şu gerçeği de unutmamak gerek: Ben dört dillde Dünya ve Kürdistan ile ilgili konularda tamamen nötral bilgi ve haber edimeye çalışan biriyim ve ne yazık ki bazı Kürd basın ve Yayın kuruluşlarının da Türk ve diğer yayın kuruluşlarından farklı olmadığını ne yazık ki görebiliyorum, yani tamamen propaganda menşeeli sistematik bir yayıncılığa sahipler, bunun en başinda ise ne yazık ki PKK’ya yakın medya kuruluşlarını sıralayabilirsiniz.

Kesinlille başka düşünce, analiz ve beyanlarda bulunacak hiçbir yapı ve kuruluşa yer verilmiyor. Oysaki özgür düşünce ve tartışma platfomu sunacak tek kuruluş basındır ve herkesin doğru bilgilendirilmesi ile ilgili kutsal bir misyona sahiptir. Basın demokratik be özgür düncenin üretileceği, geliştirileceği, güvenilir, etik ve gerçekçi olmalıdır, herşeyden evvel ise bağimsız ve partiler üstü olmalıdıtr. Çünkü basın bu demokratik değerlerin ve doğru bilgi edinme hakkının en sarsılmaz guvencesi ve direğidir, demorasi kurumunun iyi işlemesi ve korunmasında en az hukuk kadar önemli bir misyona sahiptir. Eğer bu yok ise ve misyonundan saptırıyor olursa, aynen Türkiyede ne olduğu bilinmeyen bir salataya dönmüş olur ve antidemokratik, kendisi gibi olmayanı ötekileştiren, saldırganlaşan ve faşizan bir toplumun üremesine zemin hazırlayan bir kuruma dönüşür...

Bünün içindir ki basının da diğer bazı kurumlar gibi bu etik misyonuna sadık kalmalı ve sahip çıkmalıdır.

Özgür Basın toplumun göz nurudur, oksijenidir, nefesidir, onurudur, onsuz sağlıklı bir toplum asla ve asla düşünülemez diye düşünüyorum...

Bu şiar ile hepinize başarılar ve saygılar!

Lütfen bu saygınlığınızı koruyunuz!

Hûn her bijin û Destên we derd nebînin!...

         Sayin turhalli bence son 50 yillik gecmisimizde bu iliskilerin derinlikleri ortulu kalan taraflari mevcuttur.

Bunlarin gecmiste ortulu operasyonlari herkesin malumu.Simdilik  bu veriler bizi yazinizdaki sorularin

cevaplarina goturecek izlerdir .Ancak birlikte olmaya daha cok ihtiyacimiz var.Birazda zaman bu soruna 

parca parca cevap verecektir. saygilar...

Bu haysitetsiz satılmışların bir kısmı kaz kafalı, bir kısmı aymaz, bir kısmı da mankurtlaştırılmış cahşlar. Bunları akıl, izan ile karşılamak mümkün değil. Sanırım tarihin sübapı bunları atıp fırlatacak. Kürd halkı bu ivmeyi yakakamış bu dalğayı büyütecektir. Başure Kurdistan halkı kendi ihanetçileri tasfiye edecektir. Saitler cinayetlerinin de hesabı sorulacaktır. Türklere sırtını dayayarak birşey olacağını umuyorlar, tarihin sakoylisi bu mayısları mecburen süpürecek. Nasname çukurunun kayıtsız şartsız pkk düşmanlığı mide bulandırıcıydı. İnsan, bu siteyi türk devletinin ajanları mı kumanda ediyor diye düşünmekten kendini alamıyor.. Çok haklısınız sayın Turhallı, dil pek önemli bir egemenlik aracıdır. Farkedilmeden ezbere dönüşmüş egemen işgal dilini kullanmak, henüz çakılmamış uçuruma düşüş sürecidir.. Yani kelimeler yetmiyor cahşları anlatmaya. Ne yapacaksın, mecburen kelimelerin sağnağına tutacağız caşhları..

Aynen, yüzde yüz katılıyorum.
Güzel bi yazı olmuş.

Sayin Turhali çok teşekkür. Sizin yazdiklariniz günlerdir kafami meşgul ediyordu. Hata bi ara nerinaazada yazmayi düşündüm , kardeş çok mu bağimsiz bakişiniz var?şaşimisiniz?diye .Kurdistan posta sormayi düşündüm. Taraftar damgasi almayalim vaz geçtim. Yalniz değilmişim. Rahatladim. Saolun bizimlede paylaşmişsiniz! Bana göre Afrine saldirinin adi Kuduz virüsü! Kürd ve Medyasinin dili etkin olmali.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News