ala kurdistan
Ey Reqîb

Efrin Direnişi Kurtuluşun Meşalesidir!-Nurettin Yıldırım

Herkesin hemfikir olduğu bir mesele “Efrin Kürtlerin cennet bahçesidir.” Evet tam da öyle. Doğanın bahşettiği bütün renklerden süslü bitki örtüsü, her türden meyve çeşitleri ve zeytin ve ürünleriyle marka olan Efrin, doğanın bahşettiklerinin yanında, insansal emeğinin üretimsel kaynaklarıyla beraber tam bir cennet bahçesidir, bir uygarlık diyarıdır.
 
Efrin aynı zamanda Kürt siyasal hareketlenmenin, bilinçlenmenin ve yurtseverliğin de ana diyarıdır. Kürt direniş mücadelesine maddi ve manevi olarak en çok katılım gösteren merkezlerin en başında Efrin yer almıştır. Dört parça kürdistan’daki bütün şehirleri içinde Efrin’ le kıyaslanacak şehir yoktur. Efrin; farklı yanlarıyla insanları kadın- erkek toplumsal yapısıyla her bakımdan ileri ve gelişkin özellikleriyle öne çıkmıştır. Dolaysıyla Efrin Kürdistan aydınlanmasının bir tür Rönesans’ıdır.
 
Efrin; Süriye’ de iç savaşın ilk gününden itibaren kendine özgü yaklaşımlarıyla bir barış adası olarak kalmayı başaran bir merkezdir. Dört tarafı savaş ve ateş çemberiyle kuşatıldığı halde, kendi öz yönetimiyle özgür yaşamını sürdürmüş örnek bir kent olmuştur. Hem özgür, hem kendi içinde istikrar ve güveni sağlamış olması onu daha çekici kılmıştır. Bunda ötürü diğer alanlardan göçertilen halkın da güvenilir sığınağı olmuştur.
 
Efrin’de gelişen bu model fıratın doğu yakasında YPG ve YPJ nin IŞID’ e karşı savaşımından başarı sağladıkça daha fazla uygulanabilir imkanlarına kavuşmuştur. Kantonlardan, kuzey Süriye federasyonu biçiminde gelişen genişlemenin yaratığı etkiyle ortaya çıkan çözüm formülünün niteliği karşısında bazılarının çok rahatsız olduğu öteden beri bilinen bir durumdur.
 
Kürtlerin kuzey Süriye federasyonu biçiminde istikrarlı ve güveni tesis eden gelişmesinde rahatsız olanların başında Rusya ve Türkiye gelmektedir. Rusya’nın rahatsızlık nedeni Süriye rejiminin Kürtlerin geliştirdiği çözüm pratiği karşısında yaşadığı sıkışma ve çözülme korkusudur. Aynı korku Türkiye için de geçerlidir. Türkiye hem kendisinde, hem de desteklediği islamist çetelerin nihai çöküşün eşiğine gelmiş olmalarının verdiği korkudur.
 
Bir de bunun bölgesel ve uluslararası boyutu Amerika, Rusya çekişmesi içinde bölgesel güç ve dinamikler bütünlüğü kapsamında bakıldığında bu savaşın çok karmaşık boyutlarda gelişen dolaylı ve dolaysız hepsini şu veya bu biçimde içine çekme halidir.
 
Tam da Kürtlerin geliştirdiği çozüm modelinin rüştünü gösterdiği bir aşamada Rusya ve Türkiye benzer ortak kaygılar üzerinde buluşarak bir Efrin planını devreye sokmuşlardır.
 
Rusya’nın Süriye’ ye ilk müdahalesi hatırlanırsa, QSD’ nin kuruluş ve kuzey Süriye federasyonun ilan edildiği dönemlere takabül etmişti. Her ne Rejime destek için, El kaide, El Nusra ve diğer islami terörist guruplara yönelik bir saldırı biçimde olduysa da, bunun diğer gizli duran boyut alanda gelişen QSD ilerlemesini durdurmak ve rejim dışında alternatif bırakmamaktı. Bu meyanda başarabildiği kadar Amerika’ yı dizginlemek ve etkisiz kılmaktı. Hareketin ilk aşamalarında Türkiye ile burun buruna gelen Rusya, uçak gerginliği ardın Türkiye’nin iradesini teslim alarak, kendi ekseninde kulanıma sokmayı başarmıştır. Türkiye’ye alanda Kürt düşmanlığını istediği şekilde kullanma imkanlarını açan krediyi sağlayarak böylece ona müdahale yolunu açmış oluyordu.
 
Dikkat edilirse Rusya Süriye’ye müdahalesi oldukça ses getiren şatafatlı gösterişler eşliğinde gerçekleşmişti. Rusya’nın bu hamlesi bütün dünya basınında günlerce yorum ve değerlendirmeler eşliğinde manşet olarak kaldı. “Rusya sonuç aldı alcak” noktasına gelmişti. Rejime biraz nefes aldırma ve kısmi alan açma dışında bir fiyasko oldu. Astena’lar, Suçi’ ler derken çözüm adına gelişen çözümsüzlük oldu. Rusya da burada çakılıp kalmıştır. Kuzey Süriye federesiyonu dışında kalan bölgelerde daha karmaşık ve içinden çıkılması zor hale dönüşen berbat bir Süriye gerçeği ortaya çıktı.
 
Efrin bu bağlamda ortaya çıktı. Rejim ve islamist terör örgütlerin bu karmaşasına kuzey Süriye federasiyonu da dahil edilmek isteniyor. Bunun için konumu itibariyle öncelik Efrin’e saldırı öncelik haline gelmiştir. Türk faşist devleti tıpkı Rusya gibi, ona öykünür bir şekilde zaten Erdoğan kendisi bir Putin taslağı ve ona özendiği malum. Efrin’e saatlere sığdıracak cinsten bir başarı öyküsünü elde etmek için bütün varını yokunu ortaya koyacak şekilde harekete geçmiştir. Çok gösterişli ve şatafatlı, gürültü koparan bir kapsamda adeta “türkün gücünü” bütün dünyaya göstermek istedi. Ne gariptir ki , “evdeki hesap çarşıya” uymadı. ‘Türk gücü’, kürt gücüne çakılıp toslandı, kaldı. Dünyanın manşetlerine türk gücü değil, kürt gücünün efsanevi savaşçılarının destanısı direnişçiliği ve hayranlığı yerleşti.
 
Stratejik olmasa da taktik düzeyde ürk Rus itifakı şekilnde süren Efrin işkal hareketi onların kurguladığı şekilde gelişmemiştir. Daha ilk saatlerde planları boşa çıkarılmıştır. Onların pek ihtimal vermedikleri bir direnişle karşılaşmaları korkularını büyütmüştür. Ne Idlib Halep gibi bir boşalması, ne de Efrin’in işkali öyle sanıldığı gibi kolay olmayacaktır. Efrin’ deki direniş herkesin hesabını alt üst edecek seviyede yeni gelişmelere evrilecektir. Bu kesin ve kaçınılmazdır. Direniş uzadıkça Rus Türk yakınlaşması ve ortaklığında varolan çatlaklar ve yarılmalar hızlanacaktır. Idlib’ de bunların her halukarda karşılaşmaları kaçınılmazdır. Yine diğer başka aktörleri bu denklem içinde yüzyüze gelmelerinin ihtimali yüksektir. Efrin’ deki bu savaş sadece türkler ile, kürtlerin savaşı olarak kalmayacak ilgili bir çok tarafları ve kesimleri içine alacak şekilde büyüyecektir.
 
Uluslarasın devlet kurumları Amerika ve müttefikleri dahil vaziyeti idare etme, yada devlet ve diplomasi diliyle sınırlı kalan açıklamalarla; “bekle gör siyasetini” izlemeyi tercih ediyorlar. Bu türden tutum ve takıntıları ancak bir süreye kadar geçerlidir. Zaman içinde kimin nerede nasıl durduğunu, duracağįnı daha net göstermek zorunda kalacak. Şimdilik devletler düzeyinde açık şekilde Efrin’ e destek yok gibi görünüyorsa da bu durum geçicidir. Yarın çok şeyler değişecektir. Uluslararası kamuoyunda hergün artan boyutta Efrin’ e destek çoğalmaktadır. Bu destekler devletler üzerinde bir baskıya dönüşüyor. Bunun da çok büyük etkileri olacağı muhakaktır.
 
Her şeyden çok önemli olanın kürtlerin topyekün direnişidir. Birlik halinde Efrin direnişiyle bütünleşmesidir. Efrin direnişi tarihi bir direniştir bu direnişin İşkalcilerin yenilmesinde ve kuzey Süriye federasyonun resmiyet kazanmasında bir dönüm noktası olabilir.
 
Düşmanın birkaç saat olmazsa birkaç günde bitirmek üzere kurguladığı Efrin operasyonu, şimdi Efrin önlerinde çakılıp durmuştır. Adeta batağa gömülmüş vaziyete girmiştir. Debelendikçe batıyor. Battıkça da can havliyle bütün tekniğiyle kimyasal silahlarla birlikte ölüm saçıyor. Her geçen gün artan sivil ölümleriyle Toplu katliamlar katliamlar yaparak yol almaya çalışıyor. Ama nafile!
 
Ilk günden itibaren Efrin halkı, savaşçįlarıyla birlikte eldeki kıt imkanlarla destansı direnişlerle topyekün ayaktadır. Efrin’in bu şahlanışı en başta da kürtlerde büyük yankı bulmuştur. Bütün duyarlı insalar Efrin’in ve kürt halkının haklı mücadelesine destek olmaktadır. Efrin savaşı kurtuluş yolunda bir meşale olarak hakettiği yeri alacaktır. Bu günler yakındır.
 
Artık, Kürtlerin her alanda seferber olma ve kazanma zamanı gelmiştir.
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News