ala kurdistan
Ey Reqîb

Tarihçi Bozarslan: Kürtler Efrin’in Her Gününü Zafer Olarak Görüyor

Tarihçi Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Efrin’e yönelik saldırıyı “İttihatçılığın devamı” olarak tanımladı. Bozarslan, “Kürtler, Efrin direnişinin her gününü bir zafer olarak görüyor. Ulusal birlik artık hayati bir görevdir” dedi. 

Türkiye’nin Efrin’e yönelik giriştiği saldırıda 16’ncı güne girildi. Uluslararası alana taşınan konuya ilişkin yapılan açıklamalar ve yürütülen tartışmalarda, özellikle insani boyuta işaret edilerek, bu konudaki kimi kaygılar dile getiriliyor. Kürtler ise, artık kaygı boyutu aşılan insani duruma dair harekete geçilmesi talebi içerisinde. 
 
Efrin’e yönelik harekatı değerlendiren Paris Sosyal Bilimler Yüksek Okulu’ndan (EHESS) Prof. Dr. Hamit Bozarslan, önemli tespitlerde bulundu. Türkiye siyasi yapısına, tarihine ve Kürt sorununa ilişkin çok sayıda referans kitabı bulunan Bozarslan, özellikle Kerkük ile Efrin saldırıları arasındaki ilişkiye dikkat çekti. 
 
Bozarslan şunları söyledi: “Kerkük’e yapılan saldırının temelinde Kürtler arasındaki iç entegrasyonunun oluşturulamaması ve Irak’ın Pasdarların emrindeki Şii milislere teslim edilmesi yatmaktaydı. Efrin’e yapılan saldırı ise, Türkiye’nin Suriye siyasetinin iflas etmesi, Erdoğanizmin aslına dönerek radikal ulusalcılık ve milliyetçilikle yeni bir hegemonik blok kurmasıyla açıklanabilir. Türkiye’de, özellikle de Türk-Sünni katmanda tesir gösteren radikal bir imparatorluk nostaljiyası, bir restorasyon projesi var. Ulusalcılık ve radikal sağ gibi Erdoğanizm de Türklüğü dünyaya hakim olma ve İslamı savunma misyonuna sahip olan bir aktör olarak görmekte. 
 
ERDOĞANİZM, İTTİHATÇILIĞIN DEVAMIDIR
 
Erdoğan dünya tarihini, dünyanın Türklüğe karşı savaşı olarak algılamakta, geleceği ise tarihten rövanş almayı mümkün kılan bir zaman dilimi olarak okumakta.  Erdoğan, İttihat ve Terakki’nin hiçbir saldırıya maruz kalmadan kendi iradesiyle katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nın bitmediğini düşünmekte. Hem kendi konuşmalarında hem de AKP basınında hakim olan ‘Türkiye’nin beka sorunu’ temasını ancak bu şekilde açıklayabilmek mümkün. Bu anlamda Erdoğanizm, İttihatçılığın bir devamı. 
 
KÜRTLERE KARŞI SAVAŞ, BATIYA MEYDAN OKUMA
 
1914’te Ermeniler bu tarihten rövanş alma projesinin önündeki en önemli engel olarak görülmekteydi. Yüzyıl sonra ise, Kürtler. Erdoğan, Efrin’in sadece bir başlangıç olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda Kürtlere karşı başlatılan savaşın aslında ‘Batı’ya ve ABD’ye karşı savaşın bir parçası olduğunu da gizlemiyor.” 
 
‘KÜRTLER, EFRİN’İN HER BİR GÜNÜNÜ ZAFER GÖRÜYOR’
 
Bozarslan, Efrin savaşının nereye evrileceğine yönelik tahminde bulunmanın ise, zor olduğunu belirtti. Bu noktada yine Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl gelişebileceğini kestirmenin güç olduğunu dile getiren Bozarslan, “Ama Rusya’nın, İran’ın ve Esad rejiminin kinizmi ve ABD’nin çaresizliği, Efrin Kürtlerini son derece zor koşullarda zor bir direnişe mahkum kılıyor. Bununla birlikte, her dört paçadaki Kürt kamuoyu direnişin her gününü sembolik bir zafer olarak değerlendirdiğini görmekteyiz” diye konuştu. 
 
‘BATI DEMOKRASİSİ ONURUNDAN FERAGAT EDİYOR!’
 
Bozarslan, Batı devletlerinin harekata destek vermesini ya da bu konuda sessiz kalmalarının nedenlerini de yorumladı. Bozarslan, bu konudaki görüşlerini şöyle ifade etti: “Demokrasilerin çoğu kez anti-demokrasiler önünde diz çöktüğünü görmekteyiz. Demokrasiler, Erdoğan rejiminin bölgesel bir güvenlik sorunu haline geldiğini görmekteler, ama onurlarından biraz fedakârlık edip, her şeye rağmen güvenliklerini koruyacaklarını düşünmekteler. Oysa ABD’nin kurucu babalarının öngördüğü ve Nazizmin insanlığa ödettiği ağır faturanın da gösterdiği gibi, biraz güvenlik için onurdan feragat eden toplumlar, sonunda hem onurlarını hem de güvenliklerini kaybetmekteler.”
 
‘MİNBİÇ, GERİLİME YOL AÇAR’
 
Türkiye’nin, Efrin’den sonra kimi başka alanları hedef aldığına da dikkat çeken Bozarslan, “Daha iki haftadır Efrin sınırında tıkanan Türk ordusunun ve paralı askerlerinin yeni bir cephe açıp, açamayacaklarını şimdiden kestirebilmek mümkün değil. Ama böyle bir gelişimin ABD’yle geriye dönüşü imkansız kılabilecek yeni bir gerilime yol açacağını tahmin edebiliriz” uyarısında bulundu. 
 
‘ULUSAL BİRLİK EN ÖNEMLİ GÖREV’
 
Bozarslan, bugün Kerkük’ün kaybedilmiş olmasının ve Efrin’e yönelik saldırıların Kürtler arası birliğin sağlanamamandan kaynaklandığını da söyledi. Bu nedenlerden ötürü Kürtler arası birliğin bir an önce sağlanması gerektiğini söyleyen Bozarslan, “Kerkük ve Efrin’den önce Kürtleri bekleyen en önemli şey, Kürt hareketlerinin iç entegrasyonun sağlanmasıydı. Bu görev şimdi çok daha hayati bir nitelik kazanmış bulunmakta” dedi.
 
mezopotamya ajansi
Kenan Kırkaya
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News